5 GÜN,3 ÜLKE,4 ŞEHİR,7 KÖY

Merhaba dostlar, zaman zaman ‘Siz bu kadar şehir nasıl geziyorsunuz?’, ‘Ne ara geziyorsunuz?’, ‘Çok mu izniniz var?’ şeklinde yorumlar geliyor. Yorumlar dediğim de ‘bloğumu okudun mu, bloğumu okudun mu’ diye yaptığım psikolojik baskılar sonucunda bezdirdiğim insanların çoğunun verdiği tepkiler 🙂

Nasıl geziyoruz daha doğrusu ‘minimum zaman maksimum yer’ sloganını nasıl yürütüyoruz kısaca anlatayım istedim. Anlatırken de en son gezi turumuzun üzerinden gideceğim ki, belki sizlere de fikir verir 😉

Öncelikle iznimizi 3 gün filan izin alıp haftasonuyla birleştirip 5 güne tamamlıyoruz, birleştirilebilecek resmi bayramları belirliyoruz veya uzunca bir rota oluşturacaksak yıllık izinden 1 hafta koparıyoruz 🙂 Benim bloglara gömülmem, her bulduğum seyahat yazısını okumam ve çeşitli gezi fotoğrafçılarını takip etmem üzerine kafamızda az çok ‘mutlaka görülmesi gereken yerler’ listesi çıkıyor zaten 😉 Mesela bu gezi için ilk Colmar’ı görmüş ve çok beğenmiştim. Colmar’ın sağında solunda neresi var, ne kadar sürede gezilir, çevresinde nereler var diye araştırırken bir baktık Alsas diye bir bölgede bulunuyor. Buraya nasıl ulaşılır derken Mulhouse-Basel-Freiburg havalimanında ulaşabileceğimizi öğreniyoruz. Bu sefer başlıyoruz dakikalar süren google map yardımıyla mesafeleri hesaplamaya 🙂 Bu havalimanının da 3 ülkeye kapısı var, her yer birbirine yakın. Havalimanına indiğinizde hangi ülkeye girecekseniz o ülkenin kontrolünden geçiyorsunuz, tabelalar yardımcı oluyor 😉

Birbirine çok yakın mesafede bulunan Colmar ve birbirinden güzel bir sürü Alsas köyünü daha rahat gezmek için araba kiralama işleri var bir de, eeee araba kiralamışken Strasbourg’a da gidelim, Strasbourg’a gitmişiz Heidelberg kısacık mesafede ona uğramayalım mı? Bir de komşu kapısı Basel ve Freiburg da var! Anlayacağınız üzere rota çizilmiş oldu, sadece araba yok 😉

asıl rota

Araba kiralama işleri başta gözümü korkutuyordu şimdi sadece azıcık tedirgin oluyorum 🙂 Şimdiye kadar İtalya ve bu bölge için araba kiraladık, çok şükür ikisinde de kazasız belasız ve cezasız geziyi tamamladık 🙂 Ehliyetimiz Latin alfabesi olduğundan çoğu kiralama firması tarafından kabul ediliyor ama yine de mail ya da telefon yoluyla bundan emin olun ki içiniz rahat etsin. İtalya’da Budget’tan, bu gezi de Enterprise’dan kiraladık. Sadece bu bölge için şuna dikkat edin derim: İsviçre’ye giriş yapacaksanız Basel çıkışındaki araba kiralama firmasını; Fransa’ya girecekseniz Mulhouse tarafındaki araba kiralama firmasıyla iletişime geçin 😉 Biz arabayı uçak biletlerini alır almaz kiralıyoruz; çünkü, fiyatlar gün be gün artıyor. Havalimanının çıkışında büroları görüyorsunuz, önceden rezerve ettiğiniz için araba anahtarını alıp gerekli imzaları atıp yolunuza çıkıyorsunuz, haydi güle güle 🙂 Yalnız sanırım çoğunda geçerlidir, benzini full depo verip tekrar dolu istiyorlar. Benzin deposunu boş getirdiniz bir şey olur mu? Olmaz ama kendileri doldurup size daha pahalı fiyata kredi kartınıza yansıtırlar. Vay efendim keşke havalimanına bırakmadan doldursaydık, der pişman olursunuz 🙂

Rotayı çizdik, uçak biletlerini aldık, arabayı kiraladık sırada ne var ? Kalacak yer yahu 🙂 Otel seçimimiz araba kiraladığımız için şehir merkezinde değil (Noel zamanı olduğundan çok pahalıydı) ama her yere yakın mesafede olan Roi Soleil’den yana oldu (http://www.hotel-roi-soleil.com/hotel/hotel-strasbourg-aeroport/). Hem ekonomik hem de temizdi. Genel olarak otelden sabah çıkıp gece otele sadece uyumak için döndüğümüzden çok fazla para vermek istemiyoruz açıkçası. Eğer tek bir şehire gideceksek merkeze yürüme mesafesinde ya da Paris’te olduğu gibi metroya yakın mesafede seçiyoruz otelleri. Genelde bookingden fiyata göre sıralatıyorum, önce lüks otellere bakıp bakıp ‘vayyyy beee’ diyorum sonra ucuzdan pahalıya tekrar sıralatıyorum 🙂 Ben de böyle eğleniyorum ya ne var ? 🙂 Gözüme güzel ve temiz gözüken ekonomik otellerden seçip bu sefer yine yegane dostumuz google mapten kontrol ediyorum bakalım merkeze uzaklığı ne durumda 😉 Şimdi böyle yapıyorum, ediyorum diyorum da tek başıma değil tabii ki… Okan ile birlikte bilgisayar karşısında uzunca vakit geçirerek kafa kafaya verip seçiyoruz kalacak yerleri. Gezilecek yerlerde de bana kalsa bazı yerleri atlarım ama Okan’da ki ‘gitmişken görelim’ mantığı -iyi ki var- çok güzel yerlere sürüklüyor bizi 🙂 Eşcağızıma da iltifatlarımı ettikten sonra devam edelim 🙂

İşte böyle arkadaşlar, Strasbourg’a 1,5 gün, Colmar ve köylere 1 gün, Basel, Freiburg ve Heidelberg’e de yarımşar gün ayırdık. Dolu dolu da gezdik. Vaktiniz var ise süreleri uzatır ya da başka yerler de listeye ekleyebilirsiniz 😉 Son gün zaten dönüş curcunasıyla geçiyor malesef. Geriye kalan günlerin hakkını vermek gerek 😉

Haydi bu ‘5 Gün, 3 Ülke, 4 Şehir, 7 Köy’ yazını fotoğraf ile sonlandıralım, bakın bakalım gitmeye değer yerler mi? 🙂

1

Aaaaa fotoğraftan anlaşılmıyor ki canım, siz bence en iyisi blogdaki yazılardan seçip seçip okuyun, her birini özendim özendim ayrıntılı yazdım vallahi 🙂 Bak hala duruyorsunuz, Strasbourg, Colmar, Alsas, Basel, Heidelberg, Freiburg keşfedilmeyi bekliyor, ne duruyorsunuz yahu ? 🙂

4 thoughts on “5 GÜN,3 ÜLKE,4 ŞEHİR,7 KÖY

  1. eda says:

    Merhaba Didem Hanım, araba kiralarken ehliyetinizle ilgili bir sorun yasadınız mı? Ben daha yeni ehliyete (çipli) geçiş yapmadım ve haziran ayında İtalya’da araba kiralamayı planlıyorum. Daha önce yaptığım seyahatlerde ehliyetle ilgili bir sorun yaşamadım. Fakat son zamanlarda bir kaç websitesinde Avrupa’da araba kiralamak için yeni ehliyet zorunlu diye okudum. Sizin de görüşünüzü alayım dedim. İyi günler.

    • Merhaba, biz de bugüne kadar eski ehliyet ile gezdik dediğiniz gibi sorun yaşamadık.
      Yalnız, geçen haftalarda eşim ehliyetini değiştirdi, yenisini aldı 🙂 Sorunuza cevap veremedim
      ama sorun olacağını sanmıyorum, sonuçta sadece Türkiye için bir uygulama bu.
      Ama içiniz eşim gibi rahat etmez ise vakit varken değiştirin :)İyi tatiller şimdiden…

  2. ayşe says:

    kendim bir blog yazam aynen böyle yazardım:) Tam da benim gibi diyip diyip tebessümle okudum. biz de Kasım’da Alsace–Starasburg-Basel yapacağız. Yalnız ne festivale ne de Christmas’a denk gelemeyeceğiz:( Yine de güzel olur mu oralr sizce?

    • ben de yorumunuzu tebessümle okudum 🙂 Çok teşekkür ederim. Tabi ki çok güzel olur. Zaten o bölgede ki atmosfer harika! Tahminen uçak biletinizi değiştiremeyeceğinize göre tadını çıkarmaya bakın 🙂

Bir Cevap Yazın